Apple ve iPhone 5 Macerası
Yurt dışında WallStreet Journal yurtiçinde chip dergisi ilginç bir haberi kuşkuylada olsa yayınlamaya başladı. Haber şu: iPhone 5 beklendiği kadar satış yapmadı.
Evet ilk bakışta bir şeylerin ters gittiği anlaşılması ve kuşkuyla bakılması gayet doğal. Ama bunda merak edilecek pekte bir durum yok. Nasıl mı?
Öncelikle samsung’un çıkarmış olduğu galaxy s3 modeli boyut olarak büyüklüğünün haricinde iPhone 4s leri zorlayacak görüntü ve özelliklere sahipti. Dikkat ederseniz bundan önce hiç bir model iPhoneların ezici üstünlüğüne karşı gelememişti. S3 modeliyle bu adeta tersine döndü. iPhonelarda artık karşılaştırıabilirdi. Bu biraz da olsa blackberry ahı gibi denebilir. Blackberry kullanıcılarının neredeyse büyük bir çoğunluğu iPhone geçmişti.
Bugüne gelirsek şartların bu denli zorlaştığı bir dönemde yeni bir model çıkartan Apple bence büyük bir iş güzarlıkla çıkardığını yeni modeli olan iPhone 5′te kayda değer hiç bir değişiklik yapmamış, arayüz ve çıkan uygulamaların doyuma ulaştığı ve görsel olarak yenilenmede, çağımız için yıpranma sınırında diyebiliriz. Bunu bilen ve gören samsung bu dedikoduların yükleselişe geçtiği günlerde ölümcül darbe diyebileceğimiz s4 duyurusu yapıp, hem teknik açıdan gelişmiş hemde özellikleri göz dolduran bir model çıkarttı.
Birde iPhonenun 3 4 5 modellerinin çıkartıp 6 ay bile geçmeden “5S” modellerini piyasa sürmesi ilk zamanlarda yenilik ve heyecan dolu kullanıcı için güzel bir pazarlama stratejisiydi. Ancak şu sıralar pekte iyi bir adım gibi gözükmediğini söylemek gerek.
Teknoloji ve teknoloji uygulamaları en iyi şekilde nasıl oluşturulur?
Teknoloji ve teknoloji uygulamaları en iyi şekilde nasıl oluşturulur?
Bir firma mümkün olan en iyi stratejiyi ve en iyi BT uygulama portföyünü geliştirmiş olabilir; en iyi donanım ve yazılımı tedarik etmiş veya geliştirmiş olabilir; ama yine de teknolojiyi yönetemeyebilir veya uygulama projelerini değişen çevrenin eldeki strateji veya teknolojiyi demode hale getirmesinden önce tamamlamakta başarısız kalabilir.
Teknoloji yönetiminin temel ilkeleri, herhangi bir ticari sektördeki yönetim ilkelerinden çok farklı değildir; şu kadarla ki, bilişim teknolojisinin daha önce sıralanan bazı kendine has özellikleri ile baş etmenin pratik yolları hakkında bir deneyim hazinesi oluşmuş bulunmaktadır.
Danışmanlar, mevcut yönetim pratiğini gözden geçirebilir veya yeni uygulamalar geliştirebilirler. Danışmanlar bu alanda çok değişik şekillerde yardımcı olabilmektedirler. Bu kapsamdaki tipik danışmanlık görevlerinin aşağıdaki gibi olmaları muhtemeldir:
• BT yönetim uygulamalarının ve süreçlerinin gözden geçirilmesi ve değerlendirmesi;
• Kıyaslama (benchmarking) çalışmaları ve BT işlevleri için hizmet standartlarının oluşturulması;
• Proje planlama ve proje yönetimi konularında destek sağlanması;
• Veritabanı tasarımı gibi konularda uzmanlık hizmeti sağlanması;
• İş yükünün tepe noktalarına çıktığı dönemlerde firmaya yardımcı olmak üzere sözleşme yöneticileri sağlanması;
• Sistem entegrasyonu ve uyumluluğu konusunda tavsiye üretilmesi;
• Personel eğitimi sağlanması ve personelin işlevsel seviyede BT okuryazarlığının geliştirilmesi ve devam ettirilmesi konusunda müşteriye yardımcı olunması..
Kobiler için BT danışmanı
Kobiler için BT danışmanı
Kişisel bilgisayar ve internet, küçük işletmelere bugüne kadar görülmemiş ölçüde teknoloji gücü sağlamaktadır; ne var ki birçok küçük işletmenin bu teknolojiden istifade için gerekli uzmanlığı veya zamanı yoktur. Bu durumda bu işletmeler çok dürüst olmayabilen veya çok etkili olamayabilen bilişim teknolojisi tedarikçilerinden olumsuz etkilenmeye karşı savunmasız kalabilmektedirler. Küçük işletmelerin aslında BT danışmanlık hizmetlerine olan ihtiyaçları büyüktür, ancak bu hizmetlerin bedelini ödemek için gerekli nakit kaynaklar ellerinde olmayabilir. Bu duruma bir çözüm, bir iş geliştirme veya teknoloji geliştirme projesini desteklemek üzere bir tür devlet hibesi elde etmek olabilir. Bunun bir alternatifi ise, Bt danışmanın
zamanını çok iyi kullanacak şekilde çalışmanın bir yolunu bulmasıdır.
Görece büyük müşteri işletmelerle çalışmış olan Bt danışmanlara küçük işletmeler için proje yapmanın çok daha basit olacağını varsaymak gibi bir hatadan
uzak durmaları tavsiye edilir. Büyük ve küçük işletmelerin birçok alanda karşılaştıkları ticari meseleler aynıdır; bazı başka meseleler ise küçük işletmelere mahsustur. Küçük işletmeler, görece büyük işletmelere nazaran daha az sayıda uzman istihdam ederler ve tipik olarak herhangi bir türden fazla kaynakları
pek yoktur. Ölçek ekonomilerinin yokluğunun telafisi için küçük işletmeler, kendilerinden daha büyük rakiplerine nazaran sık olarak daha hızlı tepki vermek
zorundadırlar. Tek bir siparişin kaybedilmesi, böyle bir küçük işletme için ticari önceliklerin bir anda değişmesine neden olabilir. Ayrıca küçük işletmelerin sahiplerinin/ yöneticilerinin emelleri ve kişisel gündemleri, daha büyük firmaların sahipleri veya yöneticilerine nazaran daha farklı olabilmektedir.
Bunlarla birlikte, teknolojinin ticari gereklerle bağlantılandırılması, büyük işletme için olduğu gibi küçük işletme için de aynı derecede önemlidir. Uygun
teknoloji, bir veya iki ileri teknoloji özel uygulama yazılımı anlamına gelebilir veya standart paketlerin daha geniş kapsamlı uygulanması anlamına da gelebilir. Karmaşık teknolojinin işletme çapında uygulanması, küçük işletmelerin çoğu için bir seçenek değildir ve aslında bu işletmelerin koordine edilmesi gereken personel sayısı az olduğu için bu tür uygulamaya olan ihtiyaçları da görece azdır. Küçük işletmeler ile çalışan danışmanların bu müşterilerine daha büyük işletmeler için geçerli BT sorularının aynılarının yanıtları hakkında düşünmek konusunda yardımcı olmaları gerekecektir:
Neden? Ne? Hangisi? Nasıl? Bu analizin yapılmasın da zamanın çok iyi kullanılması gerekecektir. Belki, danışmanın tam zamanlı çalışarak kapsamlı bir rapor üretmesi yerine uzunca bir dönem içerisinde birden fazla kısa süreli aşamalar içinde çalışması ile bu analiz tamamlanacaktır. Birçok küçük işletme yöneticisinin zaman zaman tavsiye ve destek almak üzere başvurabilecekleri, güvenilir ve deneyimli kurum dışı bir uzmanla çalışmanın değerini takdir edebildikleri görülmektedir.
Çalışma programı yoğun olan bir danışman için bu çalışma tarzına uyabilmek zor olabilir; buna karşılık, küçük işletme yönetimi meselelerinin sorunlarını ve heyecanını paylaşmak oldukça doyurucu olabilmektedir.
BT danışmanı seçimi
Bir BT danışmanının seçilmesinde aşağıdaki rehber kuralların yardımcı olacağı düşünülmektedir. Her ne kadar bu rehber kurallar müşteriye hitap eder şekilde yazılmış ise de, danışmanların da burada yer verilen hususları göz önünde bulundurmaları ve müşterilerin bu tür hizmetleri satın alırken karşılaştıkları güçlüklerin bilincinde olmaları gerekir.
Buradaki rehber kuralların “Müşteri için On Emir” başlıklı ile birlikte düşünülmeleri gerekir; danışman seçimi ve istihdamında
gözetilmek üzere bazı ilkeler önerilmektedir.
1. BT danışmanlarına ihtiyacınız olması muhtemel ise (ki organizasyonların çoğunun buna ihtiyacı vardır); kısa vadede ucuz görünen ama uzun vadede
pahalıya gelecek bir malzeme ve işçilik sözleşmesi yapmak zorunda kalmamak için yeteri kadar önceden bütçe çalışmasını yapın. Ayrıca danışmanları
yönetmek için gerekli zamanın bir bütçesini de yapın.
2. Ne istediğiniz konusunda çok net olun. Maddi çıktılar nelerdir? Maddi olmayan çıktılar nelerdir? Proje tamamlandığında neye benzeyecektir? Kendi
personelinize beceri transferinin önemli bir çıktı olup olmadığına karar verin.
3. Projenin kapsamı konusunda çok net olun. Kapsam genleşmesi (“scope creep” – proje kapsamının azar azar genişletilmesi, ancak bu arada tekabül
eden bütçe artışının yapılmaması) BT projelerinde çok sık görülen bir hastalık gibidir. Bu eğilim en azından kısa vadede danışman lehine olabilmektedir.
Danışmanların bir proje sonrası takip görevinin tanımlanması ile mevcut projenin sürüklenmesine izin vermek arasındaki farkı bilmeleri ve görmeleri
gerekir.
4. Az sayıda danışmanlık firması ile ilişki geliştirin. Rekabetçi ihale usulü hem müşteri hem danışman için zaman alan bir süreçtir ve bazen uygulama o
denli yetersizdir ki, sonuç yararsızdan daha da olumsuzdur. Eğer teklif almanız gerekiyorsa, kabul edeceğiniz rekabetçi teklif sayısını sınırlayın.
5. Danışman seçiminde kesin karar vermeden önce, belirlediğiniz danışman hakkında aynı danışmanın müşterileri ile görüşün. Bu görüşmelerde gerçek
anlamda kabus hikayeleri duymanız muhtemel değildir; ancak danışmanın sizin organizasyon kültürünüze ve çalışma şeklinize ne kadar iyi uyum sağlayacağı
hakkında bir fikir edinmeye imkan bulsanız gerektir.
6. Önerilen becerilerin hangi alanlara yayıldığına bakın. Bu danışman esas itibarı ile bir teknoloji uzmanı mıdır yoksa bir stratejist midir? Bu firma geniş
kapsamlı bir hizmet sunabilir mi? Sunacakları hizmetin bazı kısımları ortakları veya taşeronları tarafından mı sağlanacaktır?
7. Danışman firma personelinden projeyi oluşturmaya ve satmaya çalışan kıdemli danışmanlar yanında projede çalışacak olan herkesle mutlaka tanışın.
8. Projeye tahsis edebileceğiniz bütçe konusunda dürüst olun ve danışmanın da o fiyata hangi çıktıları teslim edebileceği konusunda dürüst olmasını talep
edin.
Birçok danışman firmanın donanım ve yazılım üreticileri ile ortaklık kurmuş olduklarını göreceksiniz. Her ne kadar bu durumun danışmanların tarafsız kalmalarını güçleştirdiği iddia edilebilirse de, müşterilerin çoğunun iyi yönetilen ve açık, şeffaf olan bir ortaklık sayesinde faydalanılabilen ilave teknik kabiliyeti takdir ettikleri görülmektedir.
Dış kaynak kullanımı (outsourcing)
Dış kaynak kullanımı, teknolojinin nasıl yönetileceği sorusuna verilmesi mümkün yanıtlardan birisidir. Elbette, dış kaynak kullanımı, işletmenin neden teknolojiye ihtiyacı olduğu ve işletme için ne türden teknoloji öğelerinin uygun olduğu sorularını sormak sorumluluğundan yönetim kadrosunu azat etmez. Dış kaynak kullanımı için uzun dönemli sözleşme imzalamış olan bazı yöneticiler, hangi teknolojinin kullanılacağı meselesini de dış kaynak kullanımı kapsamında tedarikçiye bırakmış olduklarına pişman olmuşlardır. Tedarikçiler bazen henüz sözleşme süresi sonuna birkaç yıl varken teknolojinin güncelleştirilmesi konusunda bir derece isteksiz olabilmektedirler.
Firmalar sık olarak görece yetersiz uzmanlık kapasitesine sahip oldukları veya kendileri için önemi olmayan işlevler için dış kaynak kullanımı seçeneğini değerlendirirler. Böyle hallerde, tedarikçi seçimi ve ihale sözleşmesinin yazılması için gerekli uzmanlık hizmetini sağlamak üzere bağımsız danışmanlara ihtiyaç olacaktır. Bunun alternatifi ise, tedarikçinin standart sözleşmesini kabul etmektir. Ancak, bu seçenek bu standart sözleşme imzalandığı sırada görünür olmayan bazı ilave maliyetlerin veya firmanın faaliyetleri üzerinde bazı kısıtların sonradan ortaya çıkması
sonucunu doğurabilir.
On yıl önce, dış kaynak kullanımı bir tür ya hep ya hiç ilişkisi idi ve sözleşme süreleri beş yıl veya daha uzun olurdu. Şimdi ise hizmet kapsamı çok daha seçici şekilde belirlenmektedir ve sözleşme süreleri de daha kısa olup iki veya üç yıla kadar inebilmektedir. Bu durum kısmen tedarikçiler arasında artan rekabetten; kısmen de firmaların artık ileri bakıp hangi uygulamanın beş yıl sonra stratejik BT teşkil edip etmeyeceğini belirlemelerinin giderek daha güç hale gelmesinden kaynaklanmaktadır.
Dış kaynak kullanımı kararlarında ortaya çıkan bu ilave komplikasyon ise, danışmanlar için hangi işlev için dış kaynak kullanımına gidileceği ve bunun nasıl ve ne kadar süre ile yapılacağı konularında tavsiye sağlamak yolu ile hizmetlerindeki müşteri değerini arrtırmak bakımından bazı ilave fırsatlar ortaya çıkarmaktadır.
Teknoloji ve teknoloji uygulamaları en iyi şekilde nasıl yönetilir?
Bir firma mümkün olan en iyi stratejiyi ve en iyi BT uygulama portföyünü geliştirmiş olabilir; en iyi donanım ve yazılımı tedarik etmiş veya geliştirmiş olabilir; ama yine de teknolojiyi yönetemeyebilir veya uygulama projelerini değişen çevrenin eldeki strateji veya teknolojiyi demode hale getirmesinden önce tamamlamakta başarısız kalabilir.
Teknoloji yönetiminin temel ilkeleri, herhangi bir ticari sektördeki yönetim ilkelerindençok farklı değildir; şu kadarla ki, bilişim teknolojisinin bu Bölüm’de daha önce sıralanan bazı kendine has özellikleri ile baş etmenin pratik yolları hakkında bir deneyim hazinesi oluşmuş bulunmaktadır. Danışmanlar, mevcut yönetim pratiğini gözden geçirebilir veya yeni uygulamalar geliştirebilirler.
Danışmanlar bu alanda çok değişik şekillerde yardımcı olabilmektedirler. Bu kapsamdaki tipik danışmanlık görevlerinin aşağıdaki gibi olmaları muhtemeldir:
•• BT yönetim uygulamalarının ve süreçlerinin gözden geçirilmesi ve değerlendirmesi;
•• kıyaslama (benchmarking) çalışmaları ve BT işlevleri için hizmet standartlarının oluşturulması;
•• proje planlama ve proje yönetimi konularında destek sağlanması;
•• veritabanı tasarımı gibi konularda uzmanlık hizmeti sağlanması;
•• iş yükünün tepe noktalarına çıktığı dönemlerde firmaya yardımcı olmak üzere sözleşme yöneticileri sağlanması;
•• sistem entegrasyonu ve uyumluluğu konusunda tavsiye üretilmesi;
•• personel eğitimi sağlanması ve personelin işlevsel seviyede BT okuryazarlığının geliştirilmesi ve devam ettirilmesi konusunda müşteriye yardımcı olunması;
Hangi teknoloji, hangi tedarikçiler ve hangi yazılım ve donanım?
İngilizce olarak yayımlanan ve adı sadece “Which?” (Hangisi?) olan bir tüketici dergisi vardır. Bu dergi, dayanıklı tüketim mallarının testlerini yaptırır ve hangi ürünlerin alınabileceği konusunda öneriler yayınlar. Başka ülkelerde de benzer dergiler vardır. Maalesef, BT ürünlerinin satın alıcıları için böylesine basit hiçbir rehber mevcut değildir. Yöneticilerin donanım ve yazılım kalemleri konusunda çok sayıda karar vermek yanında, standart işletim sistemi veya ağ mimarileri konusunda da bazı temel tercihleri yapmaları gerekir.
BT uygulamalarının en teknik yönü Bilişim teknolojisi danışmanlığı de budur; ancak teknoloji seçerken yöneticilerin yanıtlamaya gayret ettikleri ticari ihtiyaçları da unutmamaları gerekir. Danışmanlar ise, bu zor meseleler bakımından tavsiye üretebilecek teknik ve ticari uzmanlıkların karışımını içeren ekipler oluşturmak yolu ile önemli bir rol oynayabilirler.
Bu kapsamdaki tipik danışmanlık görevlerinin aşağıdaki gibi olmaları muhtemeldir:
•• Bilişim sistemi mimarisinin geliştirilmesi;
•• Alternatif yazılım sistemlerinin karşılaştırılması;
•• Tercih edilen tedarikçi seçeneklerinin belirlenmesi.
Danışmanlık nedir?
Danışmanlığın ve yönetimin karşılaştığı sorunlara ve güçlüklere uygulanışının, yani yönetim danışmanlığının pek çok tanımı vardır. Tarz ve semantikle ilgili farklılıkları bir tarafa koyarsak, danışmanlıkla ilgili iki adet temel yaklaşım söz konusudur. İlk yaklaşım, danışmanlıkla ilgili geniş bir işlevsel bakış açısını içermektedir. Fritz Steele, danışmanlığı “… danışmanın, işin kendisini fiili olarak yerine getirmekten değil de işi fiili olarak yerine getirenlere yardım etmekten sorumlu olduğu
durumlarda, bir işin veya bir dizi işin içeriği, süreci veya yapısı ile ilgili yardım sağlamanın herhangi bir şekli” olarak tanımlamaktadır.
1. Peter Block ise “Uygulama üzerinde doğrudan bir kontrolünüz yok, ama bir durumu değiştirmeye veya iyileştirmeye çaba gösteriyorsanız, danışmanlık yapıyorsunuz demektir… Organizasyonlarda personel rollerindeki kişilerin çoğu, aslında kendilerine resmi olarak danışman demeseler bile danışmandırlar.” demektedir.
2. Bu ve benzeri tanımlar, danışmanların yardımcılar veya bir şeyin olmasına olanak sağlayan kişiler olduklarını vurgulamakta ve bu türden bir yardımın muhtelif pozisyonlardaki kişiler tarafından temin edilebileceğini varsaymaktadır. Bu sebeple, bir yönetici bir iş arkadaşına, hatta astlarına talimat veya emir vermektense, tavsiye veya yardımda bulunursa, bir danışman olarak da hareket edebilir.
İkinci yaklaşım, danışmanlığı özel bir profesyonel hizmet olarak görmektedir ve bu tür bir hizmetin sahip olması gerekli olan bir dizi özelliği vurgulamaktadır. Larry Greiner ve Robert Metzger’e göre, “yönetim danışmanlığı, nesnel ve bağımsız bir şekilde, müşteri organizasyonun yönetim sorunlarını tespit etmesine, bu sorunları analiz etmesine yardım sağlayan, bu sorunların çözümüne yönelik tavsiyelerde bulunan ve talep edildiğinde çözümlerin uygulanmasına yardım sağlayan, özel olarak eğitim almış ve kalifiye kişiler tarafından organizasyonlara sözleşme ile temin edilen bir danışmanlık hizmetidir.”
3. Diğer yazarlar ve yönetim danışmanlarının meslek kuruluşları ve enstitüleri tarafından benzeri ve ayrıntılı tanımlar kullanılmaktadır. Örneğin Uluslararası Yönetim Danışmanlığı Enstitüleri Konseyi’ne (ICMCI) göre “yönetim danışmanlığı, yönetim sorumluluklarına sahip müşterilere
yönetim süreci hakkında bağımsız tavsiye ve yardım sağlanmasıdır.”
4. İki yaklaşımı birbiriyle çelişen yaklaşımlar olarak değil, birbirini tamamlayan yaklaşımlar olarak görmekteyiz. Yönetim danışmanlığını profesyonel bir hizmet veya pratik tavsiye ve yardım sağlamanın bir yöntemi olarak görebiliriz. Yönetim danışmanlığının profesyonel faaliyetin özel bir sektörü olarak geliştiğine ve bu şekilde ele alınmasının gerektiğine dair hiçbir şüphe yoktur. Aynı zamanda, yönetim ve iş uygulamalarını ve de kişisel ve organizasyonel performansı iyileştirmek için organizasyonlara ve yöneticilere yardım edilmesine yönelik bir yöntemdir.
Yöntem sadece tam zamanlı danışmanlar tarafından uygulanmamaktadır veya sadece onlar tarafından uygulanabilir değildir; aynı zamanda esas işi eğitim, öğretim, araştırma, sistem geliştirme, proje geliştirme ve değerlendirme, gelişmekte olan ülkelere teknik yardım sağlama vb. olan, teknik açıdan yetkin diğer insanlarca da uygulanabilir. Etkili olması için, bu insanların danışmanlık araçları ve becerileri konularında usta olmaları ve profesyonel danışmanlıkla ilgili temel davranışsal kuralları izlemeleri gereklidir. Bu hedef kitlelerin her ikisinin de ihtiyaçlarına eğilmeyi seçmiş bulunuyoruz. Esas olarak profesyonel yönetim danışmanları hakkında ve onlar için yazılmış olsa da, tam zamanlı danışmanlar olmasalar bile, danışman sıfatıyla müdahalede bulunan diğer kişilerin ihtiyaçları da akılda tutulmuştur. . .
Esas soru şudur: Danışmanlığın müşterilere katma değer sağlayan profesyonel bir hizmet olmasına olanak sağlayan ilkeler ve yaklaşımlar nelerdir?
Bilişim teknolojisinin gelişmekte olan konumu
Bugün herhangi bir işletmenin tesislerine girdiğiniz zaman, her masanın üzerinde bir bilgisayar görürsünüz. Bugün artık sabah işe gelince önce e-posta hesabını kontrol eden üst düzey yöneticileri, bir zamanlar klavye kullanamadıklarını gururla beyan etmiş olan insanlardır. Bu değişiklik kısmen eğitim ve bu sayede teknolojiye yönelik yeni bir tavrın gelişmesi ile sağlanmıştır. Ancak, masaüstündeki değişikliğin arkasındaki esas itici kuvvet, gittikçe artan standardizasyon, grafik arayüzlerin sağladığı erişim gücü ve iletişim, kelime işlem ve diğer yaygın ticari işlevler için kolayca bulunabilen uygulama yazılım paketleridir. Yöneticilerin artık e-posta mesajlarının çıktılarını sekreterlerinden istemeleri anlamsızdır, çünkü kendileri bu mesajları kolayca kendi ekranlarından okuyabilmektedirler.
Organizasyon içerisindeki iletişim, ister e-posta yolu ile ister kurumsal intranet kanalı ile olsun, şimdi artık geçmişe nazaran çok daha zengindir ve birçok yerde daha demokratiktir. Yöneticiler sürekli olarak farklı zaman dilimleri arasında hareket halindedirler ve böylesine küreselleşmiş olan iş süreçlerinde e-posta, tercih edilen iletişim ortamı haline gelmiştir. Büyük organizasyonların kurumsal veri merkezlerinde ve daha küçük organizasyonların bilgisayar odalarında, perde arkasında da radikal bir değişim yaşanmıştır. Burada da, olan biten, teknolojinin gücü ve standardizasyon ile ilgilidir. Önde gelen müseccel teknoloji tedarikçileri tarafından de facto oluşturulan standartlar, Dünya Çapında Ağ’ın (WWW) temelini oluşturan Hipermetin Aktarma Protokolü (HTTP) gibi daha temel standartlar üzerine inşa edilmektedir. Kısmen, genelde bilinen adı ile “binyıl hatası” korkusu ile birçok organizasyon uzun zamandır kullandıkları eski sistemlerini elden çıkarmışlar ve bir dizi birbiri ile bağlantılı uygulama paketleri kurmuşlardır.
Bu sayede bilişim, ilk defa işletmeler değer zincirlerinin tamamı üzerinde ve tedarikçilerinden müşterilerine kadar uçtan uca bilgi akışı elde etmişlerdir. Elektronik Satış Noktası Sistemleri (EPOS – Electronic Point of Sale), Kurumsal Kaynak Planlaması (ERP – Enterprise Resource Planning) ve Müşteri İlişkileri Yönetimi (CRM – Customer Relations Management) vb. gibi büyük ölçekli sistemlerin uygulanmasına yardımcı olmak bakımından danışmanlar önemli bir rol oynamışlardır.
BT danışmanı ne yapar?
BT danışmanı
BT potansiyelinden iyi yararlanabilmek için bir firmanın oldukça kapsamlı ve çeşitli donanım, yazılım ve eğitilmiş işgücünü satın alması, geliştirmesi,
istihdam etmesi ve bunları bütünleştirmesi gerekecektir. Güvenilir ve esnek bir ağ yapısının kurulması gerekecektir. Veritabanlarının inşa edilmesi, doldurulması ve kayıp veya kötü niyetli müdahaleye karşı korunması gerekecektir. Münferit uygulama yazılımlarının üretilmesi veya tedarik edilmesi ve kurulması gerekecektir. Kurulan bilişim sistemlerinin kullanıcılarının da eğitilmesi gerekecektir. Bugün bu alanda firma bakımından hedef, uçtan uca tedarikçilerden firmanın içine ve oradan devamla müşterilere ve tüketicilere uzanan entegre bilişim sistemlerinin kurulmasıdır.
Firma bilişim sisteminin tüm farklı bileşenleri için uzmanlaşmış tedarikçiler ve hizmet sağlayıcıları vardır: Donanım tedarikçileri, ağ uygulama uzmanları, yazılım üreticileri ve uygulama hizmet sağlayıcıları (ASP). Bununla birlikte, sadece az sayıda firma – eğer var ise – bu karmaşık sistemlerin kurulması, geliştirilmesi ve bütünleştirilmesi için gerekli çok çeşitli becerileri kapsayan oldukça büyük bir işgücünü temelli olarak istihdam etmeyi ekonomik bulmaktadırlar. BT danışmanlarının geleneksel rolü de bir firmanın kurum içi BT kapasitesi ile firmanın iş yapması gereken BT tedarikçisi ve hizmet sağlayıcılarının tamamı arasında bir köprü işlevi görmek olmuştur.
Bir yanda danışmanlar ve diğer yanda donanım ve yazılım tedarikçileri arasındaki simbiyotik ilişki, oldukça karmaşık bir iş ilişkileri ağının ortaya çıkmasına yol açmıştır. Örneğin bir Kurumsal Kaynak Planlaması (ERP) sisteminin kurulması, üç yıla kadar süresi olabilen büyük bir projedir. Yazılım tedarikçileri normal olarak müşterilerine bu zor ve sık olarak asap bozucu olabilen deneyimleri sırasında yardımcı olmak konusunda ustalık kazanmış danışmanlarla ortaklık içindedirler. Tedarikçilerle danışmanlar arasında bu şekildeki yakın ilişki tüm taraflar için yararlı olabilir, ancak danışman tarafından müşteriye tedarikçi seçimi konusunda tavsiye sağlamaya gelince, bazı etik ikilemlerin ortaya çıkmasına da yol açabilmektedir. O halde danışmanların önünde bir dizi stratejik seçenek vardır; bunlar bir uçta kesinlikle bağımsız kalmak seçeneğinden diğer uçta bir yazılım üreticisi veya ağ uygulamaları tedarikçisi firmanın nerede ise kurum içi danışmanlık birimi durumunda olmak seçeneğine kadar uzanan bir çeşitlilik yelpazesi içerisinde yer alırlar. Bu yelpaze içerisindeki her bir seçenekle ilgili farklı dezavantajlar, farklı pazar fırsatları ve farklı riskler vardır.
Danışmanların bu yelpaze içerisinde bulundukları konum hakkında hem kendileri ile hem müşterileri ile açık ve dürüst olmaları elbette çok önemli bir husustur. Teknolojinin teknolojiste bırakılmayacak kadar önemli bir konu olduğu giderek daha açık bir hale geldikçe, BT danışmanlarının rolü ve bu iş için gerekli beceriler de hızla evrilmektedir. Bugün artık bir firma ile müşterilerinin, tedarikçilerinin, çalışanlarının, yatı-rımcılarının ve genel olarak halkın ilişkilerinin mahiyetini ve buradan edinilen izlenimleri, büyük ölçüde teknoloji belirlemektedir. İnternet üzerinden yavaş yanıt veren bir firma veritabanı, bir mağazada yavaş yanıt veren satış elemanı kadar olumsuz deneyime neden olur. Yanlış tasarlanmış bir web sitesi, karışıklık izlenimi veren şekilde tasarlanmış bir mağaza yerleşim düzeni ile aynı şekilde olumsuz etki yapar. Hem teknik hem ticari beceri karışımlarına sahip, halen nadir bulunan bir çalışan türüne olan ihtiyaç giderek artmaktadır. Danışmanlar, bu ihtiyaca nadir bulunan çok yönlü ve yetenekli insanları en iyi şekilde istihdam ederek bu arada etkili işlev yapan çok disiplinli ekipler oluşturarak yanıt verebilirler.

EmarkTeknoloji - 








